
Nasıl Gönüllü Olurum?
Nasıl Gönüllü Olabilirim?
NASIL GÖNÜLLÜ OLABİLİRİM?
Birçok insan içinde bulunduğu topluma katkı
sağlamak ister. Ve zannediyorum bu isteği icraata
geçirmek isteyen hemen herkes bunu nasıl ve ne
şekilde yapacağı konusunda kafa yormuştur.
Bu, topluma katkı sağlama işi çokları tarafından her
ne kadar sadece bir kısım yüksek ahlaklı kişilerin
yapması gereken görevler gibi görülse de; aslında
bu, bu işi yapan kişiler tarafından sunulan bir lütuf
değil, aksine herkes için bir sorumluluktur. Çünkü
insan sadece kendi ailesiyle zaman geçirmek, kişisel
hobilerine, uğraşlarına vakit ayırmak ya da çalışmak
için gerekenden daha fazla hassasiyete, anlayışa,
yardımseverlik duygusuna, yeteneğe, kapasiteye ve
vicdana sahiptir.
Dolayısıyla bu “varlıklar”ımız, ancak yapılması gerekli
olan şeyler yapılırsa var olmalarının gereğini
yerine getirmiş olacaklardır.
GÖNÜLLÜLÜĞE DOĞRU İLK SORU
Konuyu tekrar başlangıç noktasına çekersek; şu soruyla
karşılaşıyoruz:
“Bende var olan bu değerlerin misyonunu nasıl yerine
getirebilirim?”
Her ne kadar içinde yaşadığımız topluma fayda
sağlamak adına birçok yol olsa da zannediyorum
gönüllü çalışma bunların en başında geliyor.
Dolayısıyla sorumuzu gönüllülük özelinde
kişiselleştirirsek şu hali alacaktır:
“Nasıl gönüllü olabilirim?”
Yani hangi araçları kullanmalıyım, hangi yolları izlemeliyim
ki bu konuda toplum adına maksimum
verimi elde edebileyim?
Bu aşamada öncelikle gönüllü çalışmaya hangi
araçları kullanarak ulaşabileceğimizi ve ardından da
bu araçların nasıl kullanılacağını inceleyelim.
İsviçre’de gönüllülük denince akla gelen ilk ağlardan
biridir.
Ülke genelinde faaliyet gösteren bu platform, gönüllü
olmak isteyen bireyleri desteğe ihtiyaç duyan
kurumlarla buluşturur.
Siteye girildiğinde kanton, faaliyet alanı veya
yaşadığınız yere olan uzaklığa göre filtreleme
yapılabilir.
Örneğin yalnızca istenilen bir alanda (çevre, yaşlılara
destek vs), bu ölçüye uygun projeler kolayca bulunabilir.
Benevol’un en dikkat çekici yönü, gönüllülüğü sadece
“yardım etmek” değil, aynı zamanda bir öğrenme
ve gelişim alanı olarak tanımlamasıdır. Bu yönüyle
platform, gönüllülüğü hem kişisel hem toplumsal
bir değer haline getirir.
2. Caritas Schweiz
Caritas Schweiz, İsviçre’de gönüllülüğün en köklü
adreslerinden biridir. Kurumun “Freiwilligenarbeit”
çatısı altında sunduğu projeler, her yaştan
insana, topluma katkı sunma imkânı tanır. Gönüllüler
ister bir dağ çiftliğinde yardım ederek zor durumdaki
bir aileye destek olabilir, ister mültecilere
Almanca öğretip onların sosyal entegrasyonuna
katkı sağlayabilir. Dileyenler, “mit mir” adlı program
aracılığıyla dezavantajlı ailelerdeki çocuklara manevi
rehberlik edebilir ya da Digi-Treff buluşmalarında
dijital beceriler konusunda destek sunabilirler.
3. HEKS (Hilfswerk der
Evangelisch-reformierten Kirche Schweiz)
HEKS, İsviçre’de özellikle sosyal adalet ve entegrasyon
alanlarında çalışan köklü bir kuruluştur ve gönüllülerini
çoğunlukla dil desteği ve sosyal temasın merkezde
olduğu projelere dahil eder. Deutschtreff gibi
haftalık sohbet gruplarında gönüllüler, farklı kültürlerden
gelen bireylerin Almanca pratiğini destekleyerek
sosyal bağların güçlenmesine katkıda bulunur.
AltuM programında ise yaşlı göçmen kadınlara yüzme
desteği sunan gönüllüler, hem güven duygusunun
oluşmasına hem de katılımcıların fiziksel olarak
güçlenmesine yardımcı olur.
HEKS Neue Gärten, İsviçre’nin 12 kantonunda yürütülen
ve göçmenler ile sosyal açıdan dezavantajlı
bireyleri ortak bahçe alanlarında bir araya getiren bir
topluluk projesidir. Gönüllüler bu bahçe günlerinde
katılımcılara eşlik ederek sebze ve çiçek ekiminde
destek olur, aynı zamanda sosyal temas ve Almanca
pratiği için doğal bir ortam oluşturur.
Gönüllülüğü “yardım etmek”ten çok, toplumun
görünmeyen yükünü hafifletmeye yönelik bir
dayanışma pratiği olarak gören HEKS, sosyal sorunlara
insana dokunan çözümler üretmek isteyenler
için güçlü bir adres sunar.
4. WWF Schweiz
WWF Schweiz doğa ile insan arasındaki bağı güçlendirmek,
ekosistemleri korumak ve sürdürülebilir
yaşam biçimlerini desteklemek üzere çalışan bir organizasyondur.
Kurumun son yayınlanan “Schwerpunktprojekte”
raporuna göre, İsviçre genelinde gönüllülerinin
9.700’ün üzerinde aktif görev aldığı ve
23 kantonda faaliyet gösterildiği belirtilmektedir.
Gönüllülük alanında WWF Schweiz, yalnızca finansal
ya da lojistik destek değil; doğrudan katılım
olanağı sunar. Örneğin, yerel projelerde biyolojik
çeşitliliğin korunmasına yönelik çalışma günlerine
katılabilir, su yollarının yeniden canlandırılması için
gönüllü olarak görev alabilir ya da çevre eğitimlerinde
eğitmen yardımcısı olarak yer alabilirsiniz. Böylece
birey olarak doğaya katkı sağlarken, kişisel
gelişiminiz için de değerli bir deneyim kazanırsınız.
5. Schweizerisches Rotes
Kreuz (SRK)
Kızılhaç’ın İsviçre kolu, özellikle sağlık, yaşlı bakımı
ve afet yardımı alanlarında gönüllülük fırsatları sunar.
Ülke genelindeki gönüllüleri, yaşlılara refakat etme,
hastaları randevularına götürme, mültecilere destek
verme ya da bağış kampanyalarında görev alma gibi
islerde çalışma fırsatı bulabilmekte.
Gönüllülük için özel bir deneyim gerekmeden,
katılan herkes uygun şekilde yönlendirilir ve ister
düzenli ister tek seferlik katkılar sunabilir.Spor ve kültür etkinliklerinde gönüllü olmak isteyenler
için İsviçre’nin en geniş platformlarından biridir.
Gönüllüler ücretsiz bir profil oluşturarak etkinliklere
doğrudan kaydolabilir ve çalışma saatleri
ile görev planlarını tek bir panelden takip edebilir.
Düzenli bültenler ve filtreleme araçları sayesinde uygun
etkinlikleri bulmak oldukça kolaydır. Platform
masrafları karşılamaz; ancak sunduğu esnek yapısı ve
gönüllülük statü sistemi (Bronz–Elmas) gönüllülüğü
daha görünür ve motive edici hâle getirir.
DİJİTAL OLMAYAN YOLLAR:
KOMŞUDAN BAŞLAYAN DAYANIŞMA
Elbette gönüllülük yalnızca çevrimiçi platformlarda
başlamaz.
Aslında en güçlü başlangıçlar çoğu zaman
yaşadığımız mahallede, fark ettiğimiz küçük bir ihtiyaçla
olur.
Belediyelerin sosyal hizmet birimleri, kiliseler, okullar,
spor kulüpleri ve mahalle dernekleri, gönüllü
desteğine en çok ihtiyaç duyan yerlerdir.
Buralarda görev almak için çoğu zaman sadece
bir telefon görüşmesi ya da kısa bir ziyaret yeterli
olmaktadır.
Bu tür temaslar, gönüllülüğün özünü oluşturan “insan-
insana temas”ın canlı kalmasını sağlar.









